İnternette Özgürlük

İnternet, insan haklarının kullanılması ve korunması konusunda önemli yeni imkânlar sağlamış olmakla birlikte, başta mahremiyet hakkı olmak üzere insan haklarını ihlâl etme imkânlarının da katlanarak artmasına yol açmıştır. İnternetin ilk çıkışındaki özgürlük iddiasının dünya genelinde zayıfladığını, başta ulusal güvenlik gibi bir takım gerekçelerle bu özgürlüğe ciddi kısıtlamalar getirildiğini görüyoruz. Buna, şirketlerin finans odaklı agresif tutumları da eklenince, internetin sunduğu özgürlükten bahsetme imkânı bulamıyoruz.

Çevrimiçi – Çevrimdışı Ortam

Arkadaşımla hafta sonu Bolu’ya mı gitsek diye konuştuk, aynı günün akşamında sosyal medyada ve internet sitelerinde Bolu’daki otellerin reklamları çıktı karşıma. Telefonumun beni dinlediğinden eminim, bu bir rastlantı olamaz!

Anonim Beyİnternet Kullanıcısı

Buna benzer diyaloglara hepimiz şahit oluyor, benzer hisleri zaman zaman yaşıyoruz. Cep telefonumuzun bizi dinlediğini düşünüyoruz, hatta düşünmenin de ötesinde bunun gerçek olduğundan adımız kadar eminiz, değil mi? Bu gerçekten çok ürkütücü bir durum olurdu fakat daha da ürkütücü olanı, bugüne kadar yapılan araştırmalarda böyle bir sonuca ulaşılamaması, yani (gerekli gizlilik ayarlarını uygulamamız durumunda) dinlenmiyor olmamıza rağmen gündemimizin bilinebiliyor oluşu…

Her konuştuğumuzu bir yerlere ileten bir “ajanın” varlığından şüpheleniyoruz, fakat buna rağmen bu şüpheyi ciddiye alarak gerçeklik payını araştırmıyor, mahremiyet endişemizi gidermeye yönelik neler yapabileceğimizi düşünmüyor, herhangi bir adım atmıyor, rahatımızdan ödün vermiyoruz…

Çevrimdışı (offline) ortam ile çevrimiçi (online) ortam arasında genellikle katı bir ayrım yapıyor, her iki ortamda farklı kuralların geçerli olduğunu kabul ediyor ve farklı biriymişiz gibi davranıyor, internet ortamında bize karşı açıktan veya gizliden yürütülen saldırılara karşı tepkisiz kalıyoruz. Çevrimdışı ortamda bizi gözetleyenlerden rahatsız olurken çevrimiçi ortamda bunu yapmıyor, bizi kimlerin gözetlediğini de umursamıyoruz.

Oysa her iki ortamda da kendi hayatımızı yaşıyor, bir başka ifade ile kendimizi oynuyoruz. Her ikisinde de yaptıklarımızın olumlu veya olumsuz bir karşılığı olduğunu biliyoruz.

Dönüm Noktası ve Dönüşüm

Daha fazla uzatmadan konuya gireyim: Bir Netflix yapımı olarak 2019 yılının Ocak ayında vizyona giren “The Great Hack” isimli belgesel, yakın geçmişimizde dünyanın gündemine bomba gibi düşen Facebook – Cambridge Analytica Skandalı’nı anlatıyor.

Belgeselde anlatılanların birçoğu, mesleğim ve çalışma alanım nedeniyle zaten her zaman takip ettiğim konular olmasına rağmen bu belgesel, hayatımda ciddi bir dijital dönüşüm yaşamama sebebiyet verdi. Bilgisayar ve cep telefonumda kullandığım işletim sistemlerinde, bulut depo hizmetinde, rehber, takvim ve notlarımı tuttuğum ortamda, internete girdiğim tarayıcıda ve zaman içerisinde blogda yayımlayacağım yazılarda paylaşacağım birçok farklı platform ve alanda daha güvenli uygulamaları tercih ettim. LinkedIn haricindeki tüm sosyal medya hesaplarımı kapattım.

Sıkça Sorulan Sorular

Bunları anlattıktan sonra genellikle sorulan, muhtemelen sizin de zihninizde oluşan bazı sorular var. Bu sorulardan bazılarını yanıtlamak gerekirse:

Soru: Ben önemli bir insan değilim. Kimseden gizleyip saklayacak bir işim de yok. Niye rahatımı bozayım, bu işlere neden kafa yorayım?

Gizlilik ve güvenlik, yalnızca gizli kapaklı işler çevirenlere veya üst düzey görevlerde bulunanlara değil; hepimize lazım. “Neden” sorunuzun cevabını “Mahremiyet” kategorisinde yer alan yazı dizisinde bulabileceğiniz gibi, “Riskler” ve “Kara Liste” kategorisindeki yazılarda da bu sorunun yanıtlarına sıklıkla rastlayacaksınız.

Soru: Bugüne kadar çevrimiçi gizlilik ve güvenliğime hiç dikkat etmedim, bu saatten sonra birşeyleri değiştirmek ne işe yarar ki?

Bugüne kadar herşeyinizin biliniyor olması, bugünden sonra da herşeyinizin bilinmesi gerektiği anlamına gelmiyor ve bunu gerektirmiyor da. Bir çizgi çekin, bu çizgiyi dönüm noktası olarak kabul edin ve bugünden itibaren şahsî, ailevî ve toplumsal güvenliğiniz için aksiyona geçin. Dününüz elinizden alınmış olsa dâhi, geleceğinizin size kalması hâlâ mümkün. Bunun dışında çocuklarınızı da düşünmelisiniz. Konuya ilişkin risk ve tehditler günden güne artıyor, yeni jenerasyonun ileride büyük sıkıntılara maruz kalmamaları için bu konuda çok daha bilinçli yetişmesi gerekiyor. Bunu sağlayabilmek ve gerekli yönlendirmeleri yapabilmek için de ebeveynlerin bilinçlenmesi elzem.

Soru: Ne yaparsak yapalım, %100 güvenlik hiçbir şekilde söz konusu olamaz.

Doğru, hiçbir sistem %100 güvenli değildir. Bizim amacımız da zaten mutlak güvenliği sağlamak değil; güvenlik ve gizliliğimizi mümkün olduğu kadar yüksek bir düzeyde tutmak. Kişisel verileriniz ne kadar fazla sayıda kişi ve kurumda olursa, riskin seviyesi de doğru orantılı olarak o kadar yüksek olur.

Soru: Çevrimiçi gizlilik ve güvenlik konularında bu kadar dikkatli olmak, çok büyük bir bölümü dikkatsiz kişilerden oluşan bir kitle içerisinde beni açık hedef hâline getirmez mi?

Tüm dünyada kullanıcılar zamanla bilinçleniyor, veri koruma mevzuatı gelişiyor, uygulanan idari yaptırımlar yaygınlaşıyor. Teknoloji okur yazarlığı geliştikçe, dijital mahremiyet ve güvenlik hususunda alınan tedbirler de artıyor. Dolayısıyla bu yöne doğru genel bir eğilim zaten var. Ayrıca, tavsiye uygulama ve hizmetleri kullanmaya başladığınızda takip edilebilir olma düzeyiniz ciddi oranda düşecek. Teknoloji devlerinden kaçmak (siber güvenlik uzmanları dışındakiler için) çok zor, nitekim bunlar herkesi yakalamak ve takip edebilmek için AR-GE’ye milyarlarca dolar yatırım yapıyorlar fakat diğerlerine izinizi kaybettirebilirsiniz.

mahremiyet [.] info

Hasılı kelâm; kullandığım uygulama ve hizmetlerin güvenlik ve gizliliği ne kadar önemsediklerini incelemeye başladım.

Kapsamından özetle bahsetmeye çalıştığım bu dijital dönüşüm için gerekli olan teknik bilgiye ve yabancı dil bilgisine sahip olduğum için mesafe kat edebildim. Her seviyedeki teknoloji kullanıcısının bu dönüşümü yaşayabilmeleri amacı ile de bu blogu yazmaya karar verdim.

Lütfen görüş ve önerilerinizi iletin, hatalı gördüğünüz hususları düzeltin ve eksik kalan bölümleri ilave edin. Geri bildirimler sayesinde paylaşımların hepimizin için daha faydalı olacağını düşünüyorum.