Skip to main content

Bu makalede Cambridge Analytica Skandalı özet olarak anlatılmaktadır. Skandal hakkında çok daha detaylı bilgilerin yer aldığı ayrı bir makale hazırlanmaktadır. Makale hazırlandıktan sonra buraya da bağlantı eklenecektir.

Hazırlanıyor

Cambridge Analytica Skandalı; teknoloji şirketlerinin para kazanma ve görüşlerini dünyada hâkim kılma adına neler yapabildiklerini, gizli olduğunu düşündüğümüz özel mesajları bile başkalarına nasıl aktarabildiklerini, bizi nasıl takip ettiklerini ve hakkımızda ne kadar çok şeyi bildiklerini, hakkımızda bildikleri şeyleri bilgimiz ve iznimiz olmaksızın başkalarıyla nasıl paylaştıklarını, hakkımızda bilinenler sayesinde algımızın ve kararlarımızın nasıl şekillendirildiğini ve dönüştürüldüğünü, yaşantımızdaki tercihleri bilinçli yaptığımızı düşünürken aslında ne kadar çaresiz kalabildiğimizi, herhangi bir konuda yönlendirilmeye ne kadar açık olduğumuzu, en iyi yönetim biçimi olarak lanse edilen demokrasinin ne şekilde manipüle edilebildiğini göstermesi bakımından çok önemlidir. Bir taraftan da hepimizin uyanışına vesile olan (olması gereken) vahim bir olaydır.

Cambridge Analytica Nedir?

Cambridge Analytica; davranış araştırmaları ve stratejik iletişim alanında faaliyet göstermek üzere 1990 yılında İngiltere’de kurulan “SCL Grup” bünyesinde 2013 yılında kurulmuş bir politik danışmanlık şirketidir.

Cambridge Analytica Skandalı Nedir?

17 Mart 2018 tarihli The New York Times gazetesinde bir haber yayımlandı. Haberde özetle:

  • CA’nın seçmenleri profilleyen bir şirket olduğu, 2014 yılında ABD’deki ara seçimlerde rol almak istediği, Cumhuriyetçi Mercer’den $15 milyon yatırım aldığı, ABD seçmenlerinin kişiliklerini analiz edeceği ve tercihlerini değiştireceği iddiası ile siyasi danışman Stephen Bannon’ın desteğini kazandığı, fakat bunu yapmak için şirketin elinde yeterli verinin bulunmadığı,
  • Rus-Amerikan kökenli olup Cambridge Üniversitesinde çalışan bir akademisyen tarafından Facebook üzerinde kişilik testi yapmak için oluşturulan “This is Your Digital Life” isimli ankete 270 bin kişinin katıldığı fakat sadece anket katılımcılarına ait verilerin değil; katılımcıların arkadaş listelerindeki kişilere ait verilerin de alındığı, böylelikle 50 milyonun üzerinde ABD seçmenine ait kişisel verilerin mevzuat hükümlerine aykırı olarak temin edildiği,
  • Daha sonra 87 milyon olarak revize edilen seçmene ait verilerin, CA tarafından parayla satın alındığı, CA’nın elinde farklı firmalardan temin ettiği verilerin de bulunduğu,
  • Facebook’un mevzuat hükümlerine aykırı olarak olay hakkında herhangi bir veri ihlâli bildiriminde bulunmadığı,
  • Hem Facebook hem de CA’nın CEO’su Alexander Nix tarafından iddiaların reddedildiği, fakat bir aşamadan sonra bu iddiaların (mecburen) kabul edildiği,
  • 2016 yılında gerçekleşen ABD Başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçilerin kampanyasına Cambridge Analytica şirketinin danışmanlık hizmeti verdiği belirtilmiştir.

Cambridge Analytica Ne Yaptı?

Cambridge Analytica’nın bünyesinde politik danışmanlık hizmetlerinin yürütüldüğü “SCL Elections” şirketinde, gelişmiş bilimsel araştırma ve sosyal analiz teknikleri kullanılıyordu.

Facebook ve diğer platformlardan elde edilen verilerle, kişilerin karakter analizi çıkarıldı. Her eyalette, daha önce Demokratlara oy verenler veya Demokrat olup tercihini değiştirme potansiyeli görülenler, yani “ikna edilebilir” seçmenler tespit edildi. Cumhuriyetçiler tarafından yürütülen seçim kampanyasının esasını, ikna edilebilir seçmenlere özel gösterilen çevrimiçi reklam ve içeriklerden oluşuyordu.

Dolayısı ile ABD seçmenlerinin her birine özel olarak Facebook üzerinden gösterilen reklam, video, haber ve diğer içeriklerle seçmenlerin algıları manipüle edildi, farkında olmaksızın tercihleri değiştirildi.

Skandalın ABD ve İngiltere’ye Etkisi Nedir? 

Amerikalı bilgisayar mühendisi Robert Mercer (ki kendisi çok erken dönemlerde yapay zekaya ilişkin yaptığı araştırma ve çalışmalarla bilinmektedir), Cambridge Analytica firmasının yatırımcıları arasındadır. Cumhuriyetçilere yaptığı bağışlarla da tanınmakta olan Mercer aynı zamanda, Birleşik Krallığın Avrupa Birliği üyeliğine devam edip etmeyeceğine ilişkin kararın verildiği Brexit referandumunda, Birlik’ten çıkışı destekleyen kampanyada aktivistlik yapmıştır.

Dolayısı ile 2016 yılında gerçekleşen ABD Başkanlık seçimleri ile Brexit referandumunu, Cambridge Analytica’nın desteklediği ve/ya çalıştığı taraflar kazanmıştır.

CA Hangi Ülkelerde Danışmanlık Yapmıştır?

Cambridge Analytica altında faaliyet gösteren “SCL Elections” şirketi, kapandığı tarihe kadar (kendi açıklamalarına göre) 32 farklı ülkede danışmanlık faaliyetinde bulunmuştur. Bu ülkeler arasında Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan, İngiltere, İtalya ve Ukrayna gibi büyük ülkeler de yer almaktadır. Bugüne kadar ortaya çıkan bilgi ve belgelerde Türkiye’ye rastlanmamıştır, dolayısı ile ülkemizde herhangi bir siyasi partinin Cambridge Analytica’dan danışmanlık hizmeti aldığına ilişkin söylemler hiçbir temele dayanmamaktadır.

Kimler Ne Ceza Aldı?

Skandalın patlak vermesi üzerine gelişen olaylar neticesinde Cambridge Analytica şirketi, 1 Mayıs 2018 tarihinde feshedildi.

Facebook ise, yalnızca ABD Federal Ticaret Komisyonu tarafından yürütülen soruşturma neticesinde $5 milyar (Bugünkü kur ile yaklaşık 33 milyar TL) para cezası aldı. Facebook, bu Skandal nedeniyle dünyanın farklı ülkelerindeki farklı idari otoriteler tarafından yüksek miktarlarda cezalara çarptırıldı.

Sonuç ve Değerlendirme

Teknoloji ve internet, en az hayatımızı kolaylaştırdığı oranda tehlike arz etmektedir. Bunların bilinçsiz kullanımı, algılarımızın manipüle edilmesine imkân sağlamakta, bizi açık hedef hâline getirmektedir. CA Skandalı’nda yalnızca ABD vatandaşlarının siyasi tercihlerinin değiştirildiği ortaya çıktı, fakat bu teknolojinin farklı (dini, siyasi, ahlâki, toplumsal kutuplaşma, kadına karşı şiddet vb.) konularda da kullanılmadığını ve kullanılmayacağını hiç kimse iddia edemez. Bu teknoloji yıllardır mevcut ve sadece CA’nın elinde olan, ulaşılması zor bir teknoloji de değil.

Son olarak, CA Mayıs 2018 tarihinde kapatıldı fakat Temmuz 2018 tarihinde aynı yöneticiler tarafından, aynı alanda faaliyet göstermek üzere Auspex isimli yeni bir şirket kuruldu. Dünyanın en güçlü silahını, algıların yönetimine imkân sağlayan bu teknolojiyi “yerin altına gömmelerini” beklemek hayâlperestlik olurdu…

Makaleyi mümkün olduğunca özet tutmaya çalıştım fakat imkân olursa bu konuda çok daha detaylı bir makale hazırlama niyetindeyim.

Not: Dünya genelinde hayatı durduran COVID-19 salgını dâhi bu gündemden bağımsız değerlendirilmemeli, nitekim “oluşturulan” panik ve korku ortamı nedeniyle dijital dünyaya ve gözetim toplumuna giden yolda belki 10 yılda ancak alınabilecek mesafe 3 ay gibi kısa sürede alındı, insanların mahremiyetini zedeleyen ve daha önce dile getirilemeyen önlem ve tedbirler (muhtemelen kalıcı olarak) birçok ülkede hayata geçirildi.